Bir logodan çok,
sofraya vurulan mühür.
Payitaht Kahvealtı’nın mührü, geçmişin zarafetini bugünün sofrasına taşıyan dört kadim işaretten doğdu. Her çizgi, misafirimizi karşılayan aynı sıcak cümlenin başka bir kelimesi.
Tahtın merkezi, kalbin başkenti.
Payitaht; bir şehrin yalnızca yönetildiği yer değil, hatıranın, zarafetin ve misafirperverliğin toplandığı merkez demektir. Bizim için bu kelime, sofranın etrafında kurulan huzurlu bir merkez hissidir.
Kahveden önce gelen sıcak hazırlık.
Kahvealtı; kahvenin öncesinde paylaşılan lokma, sohbeti başlatan ilk ikramdır. Zamanla “kahvaltı”ya dönüşen bu gelenek, Payitaht’ta güne sakin, özenli ve bereketli başlama ritüelidir.
İsim de logo gibi aynı şeyi söyler: köklü, sade, sıcak ve sofraya yakışan bir karşılama.
Lale
Osmanlı’nın estetik hafızası… İnceliğin, zarafetin ve köklerimize duyduğumuz saygının nişanı.
ZarafetKahve Çekirdeği
Bir sohbeti başlatan, zamanı yavaşlatan o tanıdık koku. Her fincanın özü, her masanın bahanesi.
UyanışGüneş
Yeni günün ilk sözü. Kahvaltının sıcaklığını ve her sofraya yeniden doğan umudu simgeler.
BaşlangıçYıldız
Eski Türk motiflerinden gelen yön duygusu; mutluluğa, huzura ve güzel başlangıçlara işaret eder.
Huzur“Bir fincandan fazlası; dört sembolde saklı bir hikâye.